Hafızanız zayıfsa, yanlış kararlar alıyorsanız, mantık dışı hareket ediyorsanız, doğru düşünemiyor, sık sık kararsızlık yaşıyorsanız mecazi anlamda biraz da hakaretvari şekilde “kuş beyinli” ifadesine maruz kalırsınız ya…
Kuşlar genelde küçük ve beyinleri de küçük diye falan da filan…
İşin özü…
Ortalama akıl ve mantık çerçevesinde “bile bile yanlış” yapmaktır aslında.
İnsanoğlu bu, hatasız olmaz, herkes, hepimiz yapabiliriz…
Bazen nutkumuz tutulur, bazen bilmeden, bazen bilerek, bazen istemeden, bazen isteyerek “kuş beyinli” hallerimiz olabilir küçük veya büyük ölçüde…
Ama “kuş beyinliliğin” kaldıramayacağı alanlar vardır.
Kamusal alan.
Devlet alanı.
İdare.
Bakınız siyaset veya parti falan demiyoruz, oraları hak getirdi çoktan.
Ama devlet.
Bir kişi yanlış yaparsa otokontrol ile başka biri dur dedirtir.
Bir komisyon hatalı karar alırsa, üst merci müdahale edip düzelttirir.
İnce eleyip sık dokur devlet.
Öyle de olmalıdır her daim.
Ama kayyum lagalugası arasında geçtiğimiz günlerde Bilgi Üniversitesi bir kapandı bir açıldı ya…
Kapama kararı ile tepkiler sonrası açma kararı ve bununla ilgili yapılan açıklamalara bakıyorsunuz…
YÖK Başkanı ve kurulun tüm üyelerinin komple istifa etmesi gerek böyle bir garabette…
Cumhurbaşkanı n’apabilir, üniversiteler ile ilgili en üst makamdan yazı gelmiş, her gelen yazının akıbetini kendisi araştıramayacağına ve devletin YÖK’üne güveneceğine göre, kararların altında Sayın Erdoğan imzasının olması şüphesiz başkanlık sisteminin de bir diğer olumsuz yansıması ama YÖK nasıl pişkin pişkin açıklama yaptı tekrar açılma kararının ardından…
Kuş kadar beyin gerçekten kalmadı mı, vakfa ait şakır şakır başarı üreten bir üniversite kapatılabilir mi tak diye; velev ki kapatman lazım kademeli kapatır, akademisyeni, öğrenciyi mağdur etmez, yeni öğrenci almazsın…
Velev ki çok daha ateş almış bir durum var, Mayıs’ta üniversite kapatılır mı yav, mezuniyet, finaller, yıl sonu…
Affedilmezdir Bilgi Üniversitesi kapa aç kararları.
Buna rağmen YÖK başkanı ve üyeleri pişkin pişkin oturabiliyorlar ya koltuklarında…
Dünyanın hiçbir normal ülkesinde böyle bir rezalet olmaz, olursa da o kararın arkasındakiler makamlarında duramaz…
Aynı….
Dünyanın hiçbir ülkesinde uçak inmeyen havalimanlarına her gün yüzlerce personel niye gider oturur ve faal bir havaalanı gibi her sabah gidip her akşam dönüp maaşlarını alırlar, uçak yoksa personelli havalimanı ne yapar diye sorulmadığı ve bununla ilgili makamlarda da kimsenin oturmaması gerektiği gibi…
Ulaştırma Bakanı’ndan tutun, DHMİ Genel Müdürü’ne kadar…
Yıllardır tek tarifeli uçak olmasın… Boş binalara yüzlerce personel mesaiye gitsin…
Balıkesir Merkez, Çanakkale Gökçeada, Uşak Havalimanları….
Yazıktır, günahtır.
Devlet aklını kuş aklına çevirdiniz.
Tek uçak olsun bari koyamamak bu kadar imkansız ise vursanıza kilit kapılarına…
Nasıl bir akıl, nasıl bir tutulma, nasıl bir izahsızlık, saçmalık..
Kuşu falan geçin…
Yandı beyin, kuş beyni bulsak ne ala!
YORUMLAR
Diğer Yazıları
Çok Okunanlar
1
Demet Akalın’dan Kıbrıs’ta Büyüleyen Sahne Şovu
2
Erdoğan’dan Kritik Mutabakata Destek: “Huzur İçin Önemli Adım”
3
TOKİ’den 64 İlde 20 Bin Konutluk Yeni Kampanya: Başvurular Başladı
4
Kabine, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanıyor
5
Meteoroloji’den 15 Haziran Uyarısı: Birçok Bölgede Sağanak Yağış Bekleniyor