'ŞANTAJCILIK' ve GAZETECİLİĞE DAİR..

Devrim Derin

13-08-2024 21:08

Son zamanlarda özellikle gazete, internet sitesi gibi yerel medya kuruluşlarının ve sahiplerinin sosyal medya hesaplarında 'geliyor', 'bomba', 'açıklıyoruz', 'birazdan' gibi ucu açık tabirlerle kimi kurum, kuruluş ve yöneticilere yönelik salvolar geliyor. Doğrusu gelemiyor, boş atılıp tutturulmaya çalışılıyor. 
Yıllar önce medya, sosyal medyaya evrilmeden önce gazeteler 'yarın' şeklinde başlıklar atar, yarın geldiğinde ise haberi gazetecilik deyimiyle 'patlatır'lardı. Bu bir nevi okuyucunun yarın yeniden gazete almasını sağlamaktı. Kahvehaneler, berberler, partiler, sendikalar, lokaller gibi sosyalleşmenin önemli rol oynadığı alanlarda konuşulmasını sağlamaktı. Ama yarın gelince haber yapılırdı. Boş sallanmaz, haber hazırlanır, haber muhatapları aranır, konuşursa görüşü verilir, konuşmaz ise açıklama yapmadı denilerek not düşülürdü. Ya şimdi.. Sadece boş şantaj ve mesaj vermek için 'sallamasyon', ne önü var ne gerisi..  
Eleştirel haber yapmak başka, birileri hakkında karalamalarda bulunmak başkadır. Bu açık açık şantajcılıktır. Gazetecilik değil. Bunlar basının yüzkarasıdır.  
Bu tür 'karalama' olarak nitelediğimiz içerikler, bu işi hakkı ile yapmaya çalışan gazetecilere de kara sürmekten başka bir şey değil. Ne gazetelerin, ne gazeteciliğin güveni kalmıyor. 
Tabi bu konuda en büyük görev gazeteci örgütlerine düşüyor. İzmir, Bursa gibi yerlerde önüne gelen cemiyet yada dernek üyesi yapılmıyor, gazete, internet siteleri açmaları engelleniyor. Bu konuda özellikle belediyelere, odalara, derneklere, sendikalara, işadamlarına baskılar yapılıp, bu kişilerin desteklenmesinin önüne geçiliyor. Yani gazeteci olanla olmayanın ayrımı yaptırılıyor. Bizde ise gazete patronu olan ama gazeteci olmayanlara ödüller veriliyor, sırtları sıvazlanıyor. Sadece boş çağrılarla ayrımı kurum ve kişilerin yapması isteniyor. Medya istemez yaptırır. 4. kuvvetin anlamı budur. Serzenişimizde Balıkesir gazeteciliğine dair bir özeleştiri olsun.
 
Sevgiler..
 

DİĞER YAZILARI